REAKTİF HİPOGLİSEMİ

Keyifli ve güzel bir şeyler yediğimizde sadece ruhumuz ve midemiz değil, tepeden tırnağa her hücremiz mutlu olur, mutluluğu en yoğun yaşayan organların başındaysa beynimiz gelir. Beyin hem enerji ihtiyacını giderip bellek, düşünme fonksiyonlarını sürdürmek, hem de mutlu ve huzurlu olmak için genelde bir yeme iştahı içindedir ve bu iştahı kan şekerimiz düştüğünde tepe noktasına ulaşır.

Ne var ki bazı beyinlerin ait oldukları bedendeki metabolik arızalar nedeniyle yemek sonrası mutlulukları pek uzun sürmez, süremez. Mesela metabolik sendromunuz varsa, insülin direnciniz söz konusuysa, ailenizde diyabet öyküsü mevcutsa, hele bir de kilolu biriyseniz, göbeğiniz büyük, bel çevreniz genişse beyninizin yemeklerden kısa bir süre sonra bazı sarsıntılarla karşı karşıya kalma riski fazladır. Yemek sonrası oluşan, yemeğin miktarı ve içeriğiyle doğrudan ilişkili olduğu anlaşılan sorunların tamamı ortak bir isimle tanımlanıyor: Yemek sonrası/tokluk ve tepki hipoglisemileri.

Bu durum bazen yaşamı ciddi biçimde olumsuz yönde etkileyen, halsiz, yorgun, bitkin bırakabilen, iş verimini bozup bazen sosyal ilişkileri etkileyecek düzeye varabilen bir dizi probleme de yol açar